Chores
8. Sınıf · İngilizce · 8. Ünite · 10 sayfa
1. Ev İşleri ve Sorumluluklar: Temel Kelime Bilgisi
LGS İngilizce sınavında başarı için ev işlerine dair fiil ve nesne öbeklerini bilmek esastır. Kaynak metinlerde geçen temel eylemler ve anlamları aşağıda kategorize edilmiştir:
Mutfak ve Yemek İşleri
| Eylem (İngilizce) | Anlamı |
|---|---|
| Set the table | Masayı kurmak |
| Cook the meals | Yemek pişirmek |
| Load the dishwasher | Bulaşık makinesini doldurmak |
| Empty the dishwasher | Bulaşık makinesini boşaltmak |
Temizlik ve Düzenleme İşleri
| Eylem (İngilizce) | Anlamı |
|---|---|
| Make the bed | Yatağı toplamak / yapmak |
| Tidy up (the room) | (Odayı) düzenlemek |
| Vacuum the floor | Yerleri süpürmek (vakumlamak) |
| Mop the floor | Yerleri paspaslamak |
| Clean the bathroom | Banyoyu temizlemek |
| Take out the garbage/trash | Çöpü dışarı atmak |
Çamaşır ve Bakım İşleri
| Eylem (İngilizce) | Anlamı |
|---|---|
| Do laundry | Çamaşır yıkamak |
| Hang out the laundry | Çamaşırları dışarı asmak |
| Iron the clothes / Ironing | Kıyafetleri ütülemek |
| Water the plants / flowers | Bitkileri / çiçekleri sulamak |
| Feed the dog / cat / fish | Köpeği / kediyi / balığı beslemek |
| Take the dog for a walk | Köpeği yürüyüşe çıkarmak |
2. Sorumluluk ve Zorunluluk İfadeleri (Expressing Responsibilities & Obligations)
Bireylerin görevlerini ifade ederken kullanılan kalıplar, sorumluluğun kaynağına ve derecesine göre farklılık göstermektedir.
Sorumluluk Belirtme Kalıpları
- Responsible for (+ -ing)
- "I am responsible for cleaning." (Temizlikten sorumluyum.)
- In charge of (+ -ing)
- "Sam is in charge of taking out the garbage." (Sam çöpü atmaktan sorumlu/yetkilidir.)
- It is necessary to (+ Fiil)
- "It is necessary to tidy up your room." (Odanı toplaman gerekli.)
- It is time to (+ Fiil)
- "It is time to do the laundry." (Çamaşır yıkama zamanı.)
Zorunluluk ve Gereklilik (Must & Have to)
- Must
- Kişisel veya genel gereklilikleri ifade eder. Tüm öznelerle (I, you, we, they, he, she, it) aynı formda kullanılır.
- Örnek
- "Students must listen to their teacher carefully." (Öğrenciler öğretmenlerini dikkatle dinlemeli.)
- Have to / Has to
- Genellikle dışarıdan gelen (okul kuralları, doktor talimatı vb.) zorunlulukları ifade eder. "Must" yapısına göre daha kuvvetli bir zorunluluk anlamı taşıyabilir.
- Örnek
- "Sarah has to help her mother." (Sarah annesine yardım etmek zorunda.)
3. Yasaklar ve İzin Verilmeyen Durumlar (Prohibitions)
Belirli ortamlarda yapılması yasak olan eylemleri ifade etmek için kullanılan yapılar "mustn't" ve "can't" olarak öne çıkmaktadır.
- Mustn't
- Kesin yasakları ve yapılması durumunda olumsuz sonuçlar doğuracak gereklilikleri ifade eder.
- Örnek
- "You mustn't run in the corridors." (Koridorlarda koşmamalısın/koşman yasak.)
- Can't
- Yetenek eksikliğinden ziyade, kurallar gereği "izin verilmeme" durumunu ifade eder.
- Örnek
- "Students can't eat in the classroom." (Öğrenciler sınıfta yemek yiyemez/yasaktır.)