D Harfiyle Başlayan Atasözleri ve Deyimler
16 atasözü, 14 deyim — anlamlarıyla birlikte.
Atasözleri
- Dağ başı dumansız olmaz
- Büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır.
- Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
- Ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler.
- Damlaya damlaya göl olur
- Azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir.
- Davulun sesi uzaktan hoş gelir
- İşin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.
- Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun
- Akılsız kimse dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.
- Demir tavında dövülür
- Her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.
- Denize düşen yılana sarılır
- Güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır.
- Derdini söylemeyen derman bulamaz
- İnsan sıkıntısını başkasına açıklayarak giderebilir.
- Deveden büyük fil var
- Herhangi bir konuda söz sahibi olanlardan daha büyük, daha yetkili biri mutlaka vardır.
- Dilin kemiği yok
- İnsan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir.
- Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
- Doğru olmakla birlikte başkalarının işine gelmeyen sözleri söyleyenlerin sevilmediğini anlatan bir söz.
- Dost acı söyler
- Yakınlarımız, eksikliklerimizi çekinmeden söylerler.
- Dost başa, düşman ayağa bakar
- İyi bir görüntü verebilmek için her zaman temiz giyinip kuşanmak gereklidir.
- Dost kara günde belli olur
- Gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz.
- Duvarı nem, insanı gam yıkar
- Nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.
- Düşmez kalkmaz bir Allah
- İnsanların talihsizliklere uğraması olağandır.
Deyimler
- Daldan dala konmak
- Sık sık iş veya konu değiştirmek.
- Damarına basmak
- Birini, duyarlı olduğu bir konuda kızdırmak.
- Damdan düşer gibi
- Birdenbire, yersiz bir zamanda.
- Defterden silmek
- Adını anmaz olmak, dost saymaz olmak.
- Devede kulak kalmak
- Yetersiz, çok küçük veya az olmak.
- Diken üstünde olmak
- Bir yerde tedirginlik duymak.
- Dil dökmek
- Kandırmak veya inandırmak için tatlı sözler söylemek.
- Dili tutulmak
- Sevinç, korku, şaşkınlık vb. sebeplerle birdenbire söz söyleyemez olmak.
- Dili uzamak
- Saygısızca konuşmaya başlamak.
- Dilinde tüy bitmek
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak.
- Diline dolamak
- Bir konuyu her fırsatta söylemek, birinden sürekli söz etmek.
- Dillere destan olmak
- Herkes tarafından konuşulur olmak.
- Dirsek çürütmek
- 1) Okumak için yıllarca çalışmak. 2) Meslekte uzun yıllar geçirmek.
- Dolap çevirmek
- Hileli iş yapmak.