B Harfiyle Başlayan Atasözleri ve Deyimler
16 atasözü, 17 deyim — anlamlarıyla birlikte.
Atasözleri
- Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar
- Yaradılıştan iyi ve doğru olan kimse, ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun niteliğini yitirmez.
- Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun
- Kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.
- Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
- Bakılıp onarılan şeylerden yararlanılır, bakımsız bırakılanlardan bir yarar elde edilemez.
- Bal tutan parmağını yalar
- İmkânları geniş bir işin başında bulunan kimse bunlardan az da olsa yararlanır.
- Balık baştan kokar
- Bir işte aksaklık başta olanlardan kaynaklanır.
- Bedava sirke, baldan tatlıdır
- Masrafsız ve emeksiz elde edilen şeyler insana hoş gelir.
- Benim adım Hıdır, elimden gelen budur
- Gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.
- Besle kargayı, oysun gözünü
- Elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.
- Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp
- İnsanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur.
- Bir elin nesi var, iki elin sesi var
- Başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.
- Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
- İyilik küçük de olsa unutulmaz.
- Bir koltuğa iki karpuz sığmaz
- Aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır.
- Bir musibet, bin nasihatten iyidir
- Yaşanan olaylar, öğütlerden çok daha etkilidir.
- Birlikten kuvvet doğar
- Toplu veya beraber davranmak daha büyük güç sağlar.
- Borç yiğidin kamçısıdır
- Borç, kişiyi daha çok çalışmaya zorlar.
- Bugünün işini yarına bırakma
- Bugün yapılması gereken bir işin ertesi güne bırakılması iyi değildir.
Deyimler
- Bağrına basmak
- Özlemle kucaklamak, sevgiyle kabul etmek.
- Balık kavağa çıkınca
- Hiçbir zaman.
- Baltayı taşa vurmak
- Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak.
- Bardağı taşırmak
- Sabrını tüketmek.
- Başı darda kalmak
- Parasızlıktan dolayı sıkıntıda olmak.
- Başı sıkışmak
- Herhangi bir güçlük karşısında kalmak, bunalmak.
- Başına bela olmak
- Sürekli rahatsızlık vermek.
- Başına buyruk
- Kimseden izin almadan istediğini yapan.
- Başına taç etmek
- Çok değer vermek, ilgi göstermek.
- Beyninden vurulmuşa dönmek
- Beklenmedik bir durum karşısında olağanüstü bir üzüntü ve şaşkınlığa uğramak.
- Bir baltaya sap olamamak
- Belli bir iş sahibi olamamak.
- Bire bin katmak
- Çok abartmak.
- Burnu büyümek
- Kibirlenmek, büyüklenmek.
- Burnundan kıl aldırmamak
- Kendisine söz söyletmemek, çok huysuz olmak.
- Burnundan solumak
- Çok öfkelenmiş olmak.
- Burnunu sokmak
- Gerekmeden her işe karışmak.
- Burun kıvırmak
- Önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek.